Showing posts with label Kent. Show all posts
Showing posts with label Kent. Show all posts

Friday, 30 December 2011

Wanderlust: A History of Walking


The name Wanderlust is becoming increasingly popular nowadays. There is a film soon to be released  with Jenifer Aniston in the lead, it is the name of a travel magazine, and it is the name of a festival for yoga teachers. Wanderlust is also the very catchy title of a book by Rebecca Solnit on the history of walking. The association of walking with thinking has been a centuries-old impression yet the scholarly research digging deep into this association is still not substantial in number. There awaits a lot to be discovered, uncovered, studied, analysed out there. Rebecca Solnit's book is taking up one dimension, the history of walking, and takes the reader by the hand back to the Peripatetic Philosophers in the Ancient Greece. The book then travels in time and space to Rousseau's walks, Kant's walks, and Kierkegaard's walks... Solnit draws from the inspiration she gets from her personal walks and sets out to search the famous philosophers that used to go out for a walk. She also brings up some theoretical writings on walking from the Ancient Greece and Medieval Europe to the Enlightenment and contemporary world. Well aware of the resistant and transgressive nature of walking, Solnit produces a very insightful account which every walker needs to enhance the pleasure s/he derives from spontaneous walks. 
Wanderlust: A History of Walking comes also as a lovely edition from Penguin. The dimensions of the book is unusal, and the paper quality of the cover is very soft and silky. It is enjoyable to touch, to hold in your hand while reading. It is not only a very gripping but also a very haptic read! The volume is further enriched by quotes on walking that flow through the entire book in the form of "subtitles". Further enhancing the feeling of free-form reading (sometimes you cannot help but gaze at the sentence below the page), the quotes actually increase the suspended appetite of the main text. If you enjoy taking spontaneous walks, this book is a must read to feel that you are not alone in a world webbed with highways and high technology.

PS: With this book, I will start giving star ratings for books so that you know how I feel about the book as a whole and whether I recommend it or not.  

Wanderlust: A History of Walking
Rebecca Solnit
Penguin Books, 2001
5 STARS
 

Friday, 12 February 2010

Feride Çiçekoğlu - Vesikalı Şehir


Uçurtmayı Vurmasınlar'ın yazarı ve senaristi olarak adına aşina olduğum Feride Çiçekoğlu'nun daha önce bir eserini okumamıştım. Vesikalı Şehir, dört bir yandan sürekli karşıma çıkıyordu; öyle ki en son bir de kitapçıda karşıma dikilince elimi uzatıp hemen aldım. Hakkında bir şey biliyor muydum? Hayır... Referans verilen veya alıntılanan yazılardan edindiğim izlenimden başka bir fikrim yoktu. Kitabı merak etmemin nedenlerini ve sürekli karşıma çıkmasının ardındaki gizemi anlamam uzun sürmedi; Feride Çiçekoğlu'nun cümleleri üzerinde gözlerim hevesle gezindi...

Bir kitabın değişik anlatım tarzlarını harmanlaması harikulade bir şeydir, çünkü bir konunun hem bilimsel, hem akademik, hem şiirsel, hem öyküsel, hem öznel, hem nesnel (dışardan; kesinlikle tarafsız değil), hem linear, hem non-linear, hem bilinç düzleminde hem de bilinçakışıyla ele alınıp anlatılabileceğini ve bu tarzların hiçbirinin birbirinden üstün olamayacağını, herbirinin başka türlü bir tadı olduğunu hatırlatır.

Vesikalı Şehir, bir sahneyle açılıyor. Birinci tekil kişi anlatımıyla, yazarın bilincinde geziniyoruz. Anlatıcımız hafiften sarhoş olduğundan, bilinçakışındaki karman çorman kopuk referanslar, kitabı okudukça anlamlanacak... Bu bir nevi "konsantre" öğeler geçişinin kıvrımları, ilerleyen sayfalarda önümüzde açılacak. Sonra o sayfalar okurun zihninde tekrar buruşturulup birleştirilip okurun kendi beyin kıvrımlarının arasına bükülerek girecek, orada yer edinecek. Okurun, anlatıcınınkine benzer bir sarhoşluk anında da, kendi bilinçakışı yapbozu belirecek... Bir eser etrafında şekillenen düşünce bricolage'ı... Kitabın prologue'u, "Dolmuşta" bu nedenle hem bir prologue hem de epilogue aslında.

Vesikalı Şehir, üç fasıldan oluşuyor: Şehrin Zamanı, Şehrin Eşiği, Islak Rüyalar Şehri. Her bir fasıla eşlik eden bir de kısa öykücük var (deneme de denebilir veya "sahne" zira bu ara bölgeler çok "arada": sinematik yazın diyebileceğimiz bir türde). Tüm kitapta varlığını her daim sürdüren birkaç öğe var: zaman, ritm, eşik, ve kadın.
Modern kent ile fahişe kadının, kırsal ile şefkatli kadının özdeşleştirildiği bir dizi filme bakarken yazar, Vesikalı Yarim'in Sabiha'sını "çok tuhaf çok tanıdık" yapan şeyin ne olduğunu da anla(t)maya çalışıyor. Feride Çiçekoğlu, bu kitabın oluşmasında Çok Tuhaf Çok Tanıdık'tan ilham aldığını açıkça vurguluyor. Yazarın samimi itirafları da kitabın "çok-tarzlı" yapısının arkasındaki oluşma sürecine ışık tutuyor: "İyi bir roman, insanda roman yazma isteği uyandırırmış. Benimki de o hesap ... Derdimi, yolları bir minibüste kesişen insanların hikayeleriyle anlatmak veya bir film senaryosu gibi kurgulamak aklımdan geçmedi değil. Ama adım adım işin içine girdikçe, yaşadığım sürecin kendisini de sorgulayan, sezgilerden yola çıksa da duygulardan arındırılmış izlenimi veren, yer yer dipnotlarla desteklenmiş bir anlatıyı denemek istedim." Böylece yer yer sinematik öykücükler, yer yer akademik tonda yazılar ile ilerliyor kitap.

Metropolis ve Sunrise'dan Dark City ve Sin City'e, Cleo de 5 a 7'ten L'Avventura'ya, Şehvet Kurbanı ve Yalnızlar Rıhtımı'ndan Ah Güzel İstanbul'lara ve Anlat İstanbul'a kadar otuzun üzerinde filmde kadın karakterler üzerinden kent ve kadın ilişkisine bakıyor Feride Çiçekoğlu. Vesikalı Yarim'in Sabiha'sı üzerinde özellikle duran yazar, Reha Erdem'in Korkuyorum Anne'siyle noktalıyor sözünü.

Sinema, kent ve kadın ilişkisiyle ilgilenen herkesin seveceği ve yararlanacağı bu kitap harikulade keyifli.